Kızgıntaş OyunuÇevir
Antalya bölgesinde yaşayan Karakoyun Yörüklerinin yaz aylarında yaylamak için gittikleri yaylalarda kendi aralarında akşam etkinliği olarak çok sık oynadıkları bir oyundur. Özellikle Antalya’nın Kumluca ilçesinde küçük çocuklar tarafından da oynanmaktadır. Yaş sınırlaması olmamakla birlikte; oyunun daha eğlenceli ve rekabetin fazla olmasını sağlamak amacıyla genellikle yetişkinler kızgıntaş oyununu oynamaktadır. Kızgın taş oyunu ateşle ısıtılmış yuvarlak ya da düzgün taşlarla oynanır. Oyun oynanacak geniş bir alana büyük bir ateş yakılır. Oyunda asıl kullanılacak olan taş o ateşin içine atılarak ısıtılır (Kazan vd., 2006: 69).
Herhangi bir aydınlatmanın olmadığı yaz akşamlarında komşu çadırlarda kalan ailelerin de katılmasıyla kalabalık bir grup oluşmuşsa iki takım kurulur. Oyuncular 5-8 kişilik iki gruptan oluşur. Her bir gruptaki oyuncuların birkaç tane taşı olur. Bu taşlar keçi, inek, koyun gibi hayvanları temsil eder. Bu iki takımdan bir kişi kura ile ebe seçilir, ebe, közde ısıtılan yumruk büyüklüğündeki taşı diğer oyuncuların görmeyeceği şekilde uzak bir yere atılır. Oyunda kullanılan asıl taş ateşte ısıtılan taştır. Kızgın taş oyunu genelde hava kararmaya başladığında ya da tercihen karanlıkta oynanır. Çünkü fırlatılan taşın oyuncular tarafından karanlıkta kolay kolay bulunamayacağı düşünülür. Oyun öncesinde fırlatılan taşın emekleyerek mi yoksa koşarak mı aranacağı konusunda bir anlaşmaya varılır. Fırlatılan taş kurala göre emekleyerek ya da koşarak oyuncular tarafından bulunmaya çalışılır. Taşın atılmasıyla birlikte başlayan oyunda iki takımın oyuncuları aynı anda taşı aramaya başlar. Taşı bulan kişi taşı bulduğunu belli etmeden taşı diğer taşların yanına götürür. Karşı takım taşı bulan kişinin taşı bulduğunu fark ederse taşı bulan kişinin elinden kızgın taşı zorla almaya çalışır. Kızgın taşı bulan oyuncu taşı kendi dairesindeki alandaki taşların yanına koyarak puan kazanır. Taşı bulan takım rakip takıma belli etmeden taşı bitiş yeri olarak belirlenen yere atar ve oyunu kazanır. Kızgın taşı kendi alanına koyan kişi ödül olarak karşı taraftan bir taş alır. Karşı gruptan aldığı taş aslında bir hayvanı temsil eder. Yani karşı gruptan keçi, inek, koyun gibi bir hayvan almış olur (KK1; KK2).
Oyunun ilginç ve eğlenceli olmasının sebepleri; akşam karanlığında oynanması, iki takım arasında taşı elde etmek için yapılan hamlelerde kural olmaması (rakip oyuncu yere de düşürülebilir), sıcak taşı aynı anda hem bulmak hem de elini yakmadan hızlı hareket ederek bitiş yerine ulaştırmak gibi ögeler sayılabilir.
Kızgıntaş oyununda eğer oyuncu sayısı iki takıma ayrılacak şekilde fazla değilse de oynanabilir. Örneğin, beş kişilik bir gruptan yine bir ebe seçilir ve ebe ısınan taşı uzağa atarak diğerlerinin onu bulmasını bekler. Bitiş çizgisine taşı ilk getiren kişi ebe olur ve oyunu kazanır. Bu şekilde oynanan oyunda ebe olmak iyi bir şeydir ve oyuncuların hepsi ebe olabilmek için yarışır (KK1).
“Burdur yöresinde oynanan kızgın taş oyununda sıcak taşı bulan kişi taşı alıp hızla koşarak sobe yapar. Taşı bulup getiren tarafın kazandığı sayıya kama denir. Oyun öncesinde yapılan anlaşmaya göre kaybeden tarafa ceza verilir. Bu oyun kız taş yerine önceden ısıtılmış bir kemikle oynanırsa bu oyuna kemik oyunu denir” (Kazan, 2006: 69).
Kızgıntaş oyunu, elektronik eşyaların olmadığı bir yerde insanların birbirleriyle yakından iletişim kurduğu diğer birçok oyundan sadece bir tanesidir. Bu oyunla birlikte yetişkinler, kendi çevreleriyle iletişim hâlinde olur, sosyalleşir ve birlik olma duygusunu perçinlemiş olur. Yaylalarda geçen yorucu ve uzun günün ardından ateş başında bir obanın toplanarak bu tür oyunlar oynaması; birbirleriyle olan samimiyetlerini, yardımlaşma duygusunu ve sevgilerini perçinlemektedir. Aynı zamanda bu oyunla birlikte; insanların çevik hareket etmesi, gözlerin karanlığa uyumu, sıcaklık duyusunu normalleştirmesi gibi etmenler gündelik yaşamlarında karşılaştıkları zorlukların basitleşmesini sağlamaktadır.
Bu oyunda çocuklar belli bir zemin ve sınır üzerinde durarak nesneleri belli bir mesafedeki hedefe atarlar. Amaç çocukların el, vücut, fiziksel denge koordinasyonunu sağlamaktır. Eğer taş emekleyerek aranacaksa vücudun dengede olması gerekir. Çocuk vücut dengesini nasıl sağlayacağını öğrenir. Kısaca, vücutlarını zor eylemlere her zaman hazır bulundurmaktadırlar. Bu sebeple kızgıntaş oyunu her ne kadar büyükler arasında oynansa da küçükler de tıpkı ebeveynleri gibi bazı akşamlar bu oyunu ailelerinin gözetiminde oynamaktadır. Çocuklara göre zorlayıcı olan bu oyun, onların yaşadıkları ortama daha kolay adapte olmasını ve sert yaşam koşullarına uyum sağlamasına yaramaktadır.
Kaynaklar
Kazan, Şevkiye; Kırçık, K. Şengül (2006). Dünden Bugüne Burdur’da Oynanan Çocuk ve Genç Oyunları. Burdur Burdur Valiliği İl Özel İdaresi Yayınları.
Kaynak Kişiler
KK1: Derleyen: Özlem Mecek Çevik, Kaynak Kişi: Ali Mecek, Yaşı: 63, Eğitim Durumu: Lise, Mesleği: İş İnsanı, Derleme Yeri: Yüz yüze. (Antalya, Serik, Belek), Derleme Tarihi: 19.04.2022.
Madde Yazarı
Doç. Dr. SAVAŞ ŞAHİN & Öğr. Gör. Özlem Mecek Çevik
Madde Editörleri
Dr. Meryem ÖZDEMİR & Araş. Gör. Kadirhan Özdemir
ISBN
978-625-99966-0-8